GÜNCEL
TA
Röle – Echolink – Aprs
Listesi
reklamsol

Deprem Sonrası Telefonlar Niye Kesilir?

Türkiye'de yaşanan en büyük doğal afetlerden biri olan 1999 yılındaki İzmit depreminden sonra yaşanan iletişim sorunları bugün de tekerrür etti...

Türkiye'de yaşanan en büyük doğal afetlerden biri olan 1999 yılındaki İzmit depreminden sonra yaşanan iletişim sorunları bugün de tekerrür etti...


Bugün Ege’de yaşanan depremi, teknolojiye bağımlılığımızı bir kez daha ortaya koydu. Teknoloji sayesinde gelişmelerden anında haberdar olmanın en önemli yolu elbette kesintisiz iletişim. Ancak 1999 yılında yaşanan büyük deprem sonrası gündeme gelen telekomünikasyon kesintisi 18 yıl sonra 2017’de hasar oluşmamasına rağmen yine yaşandı.

Ege Denizi’nde yaşanan deprem sonrasında yeniden yakın geçmişe bakalım. 17 Ağustos 1999’da gerçekleşen depremin ardından iletişim konusunda tüm Türkiye’de büyük sıkıntılar yaşanmış, sadece deprem bölgesinde değil hemen hemen tüm ülkede telefonlar kesilmiş, kilitlenmişti. İnsanlar yakınlarının akıbeti konusunda haber alamadıkları için endişelenmişti. Devlet makamları da bölgenin durumu hakkında bilgi edinemedikleri için duruma müdahalede gecikmişti.

1999 depremini takiben hazırlanan bir raporda büyük paralar harcayarak satın aldığımız cep telefonları ile büyük yatırımlar sonucunda edindiğimiz iletişim ağının böylesi bir afette ne kadar aciz kaldığı belirtiliyor ve şunlar yazılıyordu: “Bu sistemlerin böylesi bir afetten etkilenmesi doğaldır. Ancak haberleşmenin hayati önem taşıdığı bir sırada, arızanın bu kadar uzun bir sürede giderilmesi düşündürücü olmuştur.”

İzmir’de yaşanan depremin ardından, her benzeri olay sonrası yaşandığı gibi insanlar yakınlarını arayıp durumlarını öğrenmek istedi. Bu durumu terör saldırıları sonrasında da yaşadığımız oluyor. Ancak deprem bu konuda benzerlerinden farklı olarak tüm şehri etkileyen bir durum olduğu için, daha büyük kitleler birbirini arayarak iyi olduklarına dair teyit almak istiyor.

Sosyal medya devi Facebook'un kullanıcılar için hizmete açtığı “güvende misin?” özelliği bilindiği üzere terör saldırılarından ve büyük afetlerden sonra devreye girebiliyor. Dünyada en çok Facebook kullanan ülkelerden biri olmamıza rağmen Facebook’tan yakınlarınızın durumunu öğrenmek için beklemek zor gelebiliyor. Ayrıca mesajla bir kişinin iyi olup olmadığını bilmek, sesini duymak veya kendisini görmek kadar güvende hissettirmeyebiliyor.

Mobil iletişimdeki aksaklığın en önemli nedeni çok kısa sürede çok büyük kitlelerin aşırı yoğunluk oluşturması. Bu durumda baz istasyonları yoğunluğun üstesinden gelemiyor ve cep telefonlarımız tepkisiz kalabiliyor. Bu gibi durumlarda ses bandındaki yoğunluktan kaçarak iletişimi sürdürebilmenin yollarından biri internet bandından arama yapmak olabilir.

Whatsapp, Messenger veya Bip gibi uygulamalar üzerinden sevdiklerinizi aramanız durumunda daha fazla iletişim şansı bulabilirsiniz. Elbette daha önemlisi ilk anda haber kaynaklarını takip ederek yakınınızın bulunduğu bölgede bir yıkım olup olmadığını teyit etmeye çalışabilirsiniz. Yıkım söz konusu değilse ilk 2 saatlik şok dalgasını atlattıktan sonra telefonla hatlar üzerinden iletişim tekrar mümkün hale geliyor.



KESİN ÇÖZÜM TELSİZ

Herhangi bir karasal şebeke veya enerji beslemesine ihtiyaç duymayan telsiz sistemleri ise, deprem gibi altyapı sıkıntılarına yol açan afetlerde en büyük iletişim kaynağı olarak önümüzdeki en sağlıklı seçenek.

Böyle bir durumda da amatör telsizcilik istasyonlarının acil durum haberleşmelerini aksatmamak ve batarya kabiliyetlerini korumak adına 'çok önemli olmadıkça' dinlemede kalmaları, özellikle kurum frekanslarından durmaları ve mümkünse PMR frekanslarını da dinlemeleri tavsiye ediliyor.


Kaynak: telsizhaber.com

550 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
FETHİYE
FARAD FREKANSLARI

Frekans  145.675
-600 Shift
Ton 88,5 Hz

Frekans 439.375
-7.600 Shift
Ton 88,5 Hz
Solar Durum
reklamsag